Yaşamak yetmez, iz bırakmak gerek

Yaşamak yetmez, iz bırakmak gerek

“Yaşamak Yetmez, İz Bırakmak Gerek”

İnsanın temelinde birkaç güçlü güdü vardır.
İlki, yaşama güdüsü: Nefes almak, var olmak, korunmak.
Sonra üreme gelir, yani hayatı sürdürme arzusu; kendi genlerimizi biraz daha ileri giderek değerlerimizi, düşüncelerimizi aktarma isteği.
Üretme güdüsü, kendini gerçekleştirme arzusu ise bizi diğer canlılardan ayırır. Sadece tüketmeyiz; inşa eder, yazar, çizer, diker, tasarlarız.
Ve belki de en derindeki dürtü: İz bırakma güdüsü.
Bu dünyadan geçtiğimizi bilmek isteriz. Bizden geriye bir şeyler kalsın: bir fikir, bir iyilik, bir umut kıvılcımı.

Anadolu’nun küçük bir köyünde yaşayan Hüseyin Amca vardı. Emekli bir öğretmendi. Yıllar boyunca köy çocuklarını okuttu, mezun etti, evinden eksik etmedi. Emekli olduktan sonra da durmadı. Köyde okuma yazma bilmeyen kadınlar için bir oda ayırdı evinden. Kütüphane yaptı.
Her pazartesi, yağmurda çamurda kadınlar ellerinde defterlerle gelirdi. Okuma yazma öğrenir, gazete okur, çocuklarına mektup yazarlardı.
Hüseyin Amca’nın vefatından sonra o oda boş kalmadı. Köy muhtarı orayı “Hüseyin Öğretmen Bilgi Odası” yaptı. Bugün o köyde her evde bir kitaplık var.
Belki şehirde kimse onun adını bilmez ama o köyde herkes bir kelime öğrendiğinde, içinden onun adını geçirir. Daha da iyi olan ondan ilham ve örnek alan diğer öğretmenlerin ve aydınların çevreye destek olması ve okuma yazma kurslarını geliştirmeleri o köye bir miras olarak yerleşti

Üretmek, paylaşmak, değer katmak — insanı insan yapan tam da budur.

İşte gönüllü hizmet, bu dört temel güdüyü bir arada gerçekleştirme imkânı sunar.
Rotary çatısı altında yaptığımız her faaliyet —bir çocuğun eğitimine destek vermek, bir çevre projesi yürütmek, bir topluluğun sorununu birlikte çözmek— hem yaşamı korur, hem çoğaltır, hem üretir hem de iz bırakır.

Kimi insanlar yaşar, geçer.
Kimi insanlar yaşar, dokunur.
Ve bizler, dokunmayı seçmiş insanlarız.

Rotary üyesi olmak, bir ayrıcalık değil, bir çağrıdır.
Kendi yaşam alanlarımızın dışına çıkıp başkalarının yaşamına değer katma çağrısıdır.
Mesleğimizi, bilgimizi, emeğimizi, şefkatimizi ve vizyonumuzu paylaşma sorumluluğudur.

Çünkü biliyoruz ki iz bırakmanın en gerçek yolu, bir başkasının hayatında yer edinmektir.
Ve bu iz, bir kaideye değil; bir kalbe yazılır.
Bizler, kalplere dokunarak geleceği inşa ediyoruz.
Çünkü Rotary’de “kendinden önce hizmet”, sadece bir ilke değil, bir yaşam biçimidir.

Yaşamakla yetinmeyen, iz bırakmayı seçen herkesin yolu açık olsun.